uyarı

Lütfen Dikkat. Mause ile aşağı inme sorunu yaşıyorsanız ; klavyenizdeki yön tuşları ile aşağıya inerek kitabı okuyabilirsiniz. Tarayıcınız Google Chrome ise böyle bir sorun yaşayabilirsiniz.
Site Yönetimi bu aksaklıktan dolayı sizlerden özür diler.
Eser Kanunu Koruma Yasasından : Bu Eser Yazar Tarafından İzin Alınmadan Başka Bir Yerde Yayınlanamaz. İsimler Ve Kişiler Değiştirilip Kopyalanamaz. Eserin İzinsiz Yayınlandığı Takdirde Yayınlayan Kişiler Hakkında Yasal Yollara Başvurulacağını Beyan Ederim.

Romanın Son Haberlerini Almak İçin www.facebook.com/zombilerindunyasi sayfasından bizleri takip edebilirsiniz.

İLETİŞİM : zombilerin.dunyasi@gmail.com

8 Haziran 2012 Cuma

Özel Bölüm 1 Ben hiç bir şey yapmadım yalnızca katilim

Up uzun koridorda koşarak odasına mutlu bir şekilde giden, çocuk yeni hediyesini çok merak ediyordu. Kapıyı açtı. Heyecanla girdi odasına. Her sekiz ağustos gibi odasında yeni bir hediye bulacağını biliyordu. Büyük mavi duvarlı odasında çeşit çeşit oyuncaklar Yazı tahtaları dolabında her renk kıyafetler ve dönemin en son elektronik eşyaları vardı. Masasına yaklaştı, küçük bir hediye paketi vardı. Paketi hızlıca açtı o an bütün hevesi kursağında kalmıştı. Bu sefer cep telefonu olur diye düşünmüştü. Paketten nintendo gemboy çıkmıştı. Hediyesine sevinmek şöyle dursun ; içten içe çok sinirlenmişti. Koşarak çalışma odasına gitti. Hiddetle kapıyı açtı Babası çantasını hazırlıyor Annesi ise - her zamanki gibi mavi tiril tiril elbisesini giymiş sarı saçlarını sıkıca topuz yapmış ve yakın gözlüğünü takmıştı - Başarılı kadınların sırrı adlı kitabı büyük bir dikkatle okuyordu. Kapının hızlıca açılmasıyla ikiside dönüp baktı. Çocuk avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı. 
Çocuk : Sizin kadar kötü anne baba tanımıyorum. Oğuz'un  annesi ile babası ona doğum gününde cep telefonu almışlar. Siz ise bana sadece gameboy almışsınız ikinizi de bir daha görmek istemiyorum. Geldiği gibi aynı hızla kapıyı çarparak dışarı çıktı. 
18:30 Türk Hava Yolları 2116 Sefer sayılı Berlin uçağı yolcuları Check in noktasına gelmeniz rica olunur. Anonsu duyan Faruk ve Sevim uçağa binmek için son hazırlıklarını yapıyorlardı. Oğullarını doğum gününde yalnız bırakmak istememişlerdi ancak Faruk'un önemli bir iş seyahati vardı. Üstüne üstlük Oğulları onları geçirmeye bile gelmemişti. 
Sevim : Döndüğümüzde ona yapacağımız sürprizi gördüğünde nasılsa affedecektir bizi. 
Faruk : Ne diyorsun bu model daha Türkiye ye gelmedi. Eşek sıpası bide o kadar bağırdı bize çok pişman olacak çok. 
Gece çalan telefonun sesiyle herkes irkilmişti. Çocuk boğuk konuşmalar duyduktan sonra gelen acı çığlıklara anlam verememişti. 
Çocuk : Ne oluyor gece gece diyerek yatağından kalktı. Odasından çıktı. Çığlık atan hizmetçinin adı Ayşe idi. 
Çocuk : Ayşe ne oluyor ? Gece vakti niye bağırıyorsun ? Diye çıkıştı. 
Ayşe ise ; 
Şoka girmiş vaziyette. 
Ayşe : 'Çok kötü küçük bey. Çok kötü.' diyebiliyordu sadece. 
Çocuk : Ayşe ne var söylesene ? Diye bağırdı. 
Ayşe ise ; sadece aynı kelimeleri tekrarlayabiliyordu. 

Koca bir musalla taşı ve iki tane tabut.. Etrafında bir sürü insan ona bir şeyler söylüyor. Ama çocuk hiç bir şey duymuyordu. Gözlerini dikmiş o iki tabuta bakıyordu. Bir ara eline bir kürek verdiler biraz toprak kazdı sonra tabutlar toprağa girdiler ve toprak sonsuz a dek örttü annesinin ve babasının üstünü bir yorgan gibi. 

Bakın kim varmış burada yalnız oğlum bil biz burada zengin bebelerine pek sevmeyiz. Hey sağır mısın Çocuk hiç cevap vermedi. Cevap vermemesine fırsat bilen diğer çocuk Gerinip gerinip bir tane çaktı bunun suratına yıllarca en ufak bir fiske bile yememiş olan yetimhanenin yeni sakini süklüm püklüm girdi yatağına çekti yorganı kafasına son iki haftada başına gelenleri düşündü. Her şey o kadar hızlı olmuştu ki mavi duvarlı oyuncaklarla dolu küçüklü büyüklü yazı panolarının renk renk kıyafetlerin olduğu aydınlık odasından çıkmış bu köhne karanlık ranzanın alt katında buluvermişti kendini Amcası olacak o orospu çocuğu velayetini almak ayağına bütün malın paranın üstüne konmuş onuda doğruca bu yetimhaneye şut layı vermişti. o anda içine kin ve nefret kapladı bundan sonra kaybedecek bir şeyi yoktu. Yataktan çıktı kendisine tokat atan çocuğa öyle bir kafa attı ki çocuk neye uğradığını şaşırdı Çocuğun ağzından burnunda kanlar gelmeye başladı. Yandaki bir çocuk ' Oğlum arıza bu lan' diye bağırdı. İşte o gün zengin bebesi Ölmüş yeni bir çocuk olmuştu.
Hava çok soğuktu Arıza bu cehennemden kaçma planları yapıyor olabilecek her yolu deniyordu ama her seferinde orospu çocuğu müdürün ispiyoncu tayfasından biri onu ispiyon ediyor günlerce aç susuz kalıyor ama bu onu vazgeçirmek şöyle dursun git gide daha da kinlendiriyordu. Bir sigara yaktı yurtta sigara içmek yasaktı ama onun her zaman zulasında sigarası ve onu içebileceği bir kenef deliği vardı. O anda aklına dahiyane bir plan geldi geldiği günden beri kinlendiği o ispiyoncuyu kesse kaç yıl yerdi ? Hemde ilk defa şuraya geldiğinden beri  dünyaya bir faydası dokunmuş olurdu ! Yanında her daim bir usturası bulunurdu bu gece hayatının volesini vuracaktı gece olup karanlık bastığında her zamanki kenef deliğine saklandı her gece o çocuk ve yandaş tayfası da Ellerinde sigaralar biralar ve bini-mum porno dergiler ile oraya gelir bir yandan demlenir bir yandanda karı kız muhabbeti yaparlardı. Hepsinin alkollü olduğu ve işemeye gittikleri bir anda sinsice çocuğun arkasından girdi çocuk tuvaletini yapmış dergilerden birini önüne koymuş mastürbasyon yaparken arıza boynuna usturasını dayayıp azrailin geldi diyerek çocuğun ağzını bile açmasına fırsat tanımadan tek hamlede iki şah damarını birden kesti. Bir anda beklemiş idrardan sararmış tuvalet taşı kıp kırmızı olmuştu sesini çıkarmadan yan tarafa geçti. Ona arıza ismini takmış diğer çocuk bir sigara tutmuş elinde onu yakmaya çalışıyordu sarhoşluktan çakmağı yakmadan sigarasını yakmaya çalışıyor bide yine gazı bitmiş bu meredin diyerek hayıflanıyordu. Arıza cebinden çakmağını çıkarttı çocuğun sigarasını yaktı çocuk sağ ol birader dedi. Sonrada donup kaldı. Çünkü son nefesini katiline sağ ol birader derken harcamıştı. Arıza ortalığı kolaçan ettikten sonra sinsice yatağına gitti. Patırtının kopmasını bekledi. Beklediği şamata çok geçmeden başlamıştı bile kimisi şoka girmiş kimisi bunların sonu böyle olacağı belliydi diye yorumlar yapmış en eğlencelisi ise o yetimhane müdürü gecenin o saatinde yüzü bembeyaz karısının koynundan çıkıp gelmişti. 
Tam kaçacak andı. Ortalığı bir kez daha kolaçan etti. ve arızayı bir daha orada gören olmadı. 
İstanbul oto sanayisinde Arıza işe başladı. Orada yatıyor kalkıyor gelen arabaları tamir ediyordu. Oto tamircisinin sahibi ise eski istihbarat görevlisiydi. Oto tamirci işi tamamen kamuflajdı. Arızayı gördüğü an şu gazetelerde yazan yetimhane faciası ile ilgili bir bağlantısı olduğunu anlamış biraz daha takip etmek için onu yanına almıştı. Oto tamircisi Arıza nın bu suçu işlediğini düşünüyordu. Bunu düşündüğü için Arızayı yanına almıştı. Fakat gene de kesin emin değildi. Arıza ile vakit geçirdikçe içindeki kin ve nefreti fark etmişti. Arıza nın bir tarafı insanları çok seven merhametli biri olduğunu gösteriyor bir tarafı ise tam bir canavardı. Oto Tamirhanesinin sahibi Adrenalin timinden haberi olmuştu. Bir çarşamba günü Tamirhanenin önüne bir siyah jeep geldi. Arıza yüzü gözü yağ kir pas içinde gelen takım elbiseli üç adama hoş geldiniz abi dedi. Oto  tamirhanesinin sahibi adamları görünce ayağa kalktı. Siyah takım elbiseli adamlardan birinin elinde siyah renkte bir çanta vardı. Oto tamirhanesinin sahibiyle tamirhanenin yaza nesinde koyu bir sohbette daldılar. Arıza ise yan tarafta bulunan çay ocağından onlara çay getirmişti. 
Siyah takım elbiseli göbekli ve kel adam Arıza yı yanına çağırdı. Bizimle çalışır mısın dedi . Arıza hiç bir şey anlamamıştı. Ustasına baktı. Ustası da evet der gibi kafasını salladı. Arıza nın kafası karışmıştı. Ustam ne derse o olur dedi. Ustası da oldu bu iş o zaman. Arıza Adrenalin Timine para karşılığında satılmıştı. Usta adrenalinden aldığı paraları sayarken arıza ise siyah jeep in içinde merakla yeni yuvasına doğru gidiyordu. 
Yeni yuvasına alışmaya çalışıyordu Arıza. Arızayı eski yaşadığı çocuk esirgeme kurumundan tanıyanlar ona gene arıza diyorlardı. Herkes onun iki cinayeti işlediğini biliyordu. Bu olay kulaktan kulağa Adrenalin içinde yayılmış ve Arızadan herkes çekiniyordu. Arıza bir nevi adrenalin B koğuşunun ağası niteliğindeydi. 
Onun sözü geçiyordu. Çocuk esirgeme kurumundan tanıdığı bir kaç kişide orada olması işini dahada kolaylaştırıyordu. Bir gün yemekhanede yemek sırasına girmeden en öndeki çocuğun önüne geçip yemek almaya çalıştı. Önüne geçtiği çocuk Afedersin benim önüme geçtin sıra bende mümkünse arkaya geçer misin arkadaşım dedi. Arıza çocuğa aldırış etmeden yemeğini almaya çalıştı. Çocuk ise tekrardan sözünü yeniledi. Affedersin benim sırama geçtin mümkünse arkaya geçer misin arkadaşım. Arıza gene oralı olmadı. Çocuk ise bir kere daha tekrarladı. Affedersin benim sırama geçtin mümkünse arkaya geçer misin arkadaşım Arıza gene oralı olmadı. Arıza yemeğini aldı. Arkasındaki çocukta yemeğini almıştı. Arıza nın hep oturduğu masaya çocukta oturdu. Arıza çocuğa burası benim yerim kalk lan dedi. Sende benim önüme geçtin ödeştik dedi çocuk. Arıza yan taraftaki sandalyeye oturdu. Bir yandan yemeğini yiyor bir yandan ise çocuğa küfürler ediyordu. Çocuk arızanın söylediklerine aldırış etmeden yemeğini bitirdi. Tam kalkarken arıza ya afiyet olsun dedi. Elindeki çatal ı arıza nın eline bir anda sapladı. Arıza acı içinde bağırıyordu. Çocuk ise arıza nın arkasından dirseğini boğazına dolayıp arıza yı boğmaya başlamıştı. Çocuk bir daha arkadaşım benim sırama geçme bu sana ders olsun dedi. O sırada barışmalara içeriye giren komutan ne oluyor burada diye bağırdı. Çocuk ayağa kalktı. Esas duruşa geçti hiç bir şey demeden bekliyordu. Arıza ise eline batmış çatalı çıkartmaya çalışıyordu. 
Esas duruşa geçen arıza ve çocuk komutanın odasına geldi. 
Komutan anlatın bakalım dedi. 
Arıza : Komutanım arkadaş durduk yere çatalı elime sapladı. Ben hiç bir şey yapmadım.
Çocuk ise cevap bile vermeden duruyor kendini savunmuyordu. Komutan İsimleriniz ne sizin diye sordu. Hangi koğuşta kalıyorsunuz? 
Arıza : ismim Mustafa Dursun : 05 Ocak 1983 Sakarya Doğumluyum komutanım. B koğuşunda kalıyorum. 
Komutan : Peki sen Asker 
Çocuk : Benim adım Mirza .. Doğum tarihimi bilmiyorum doğduğum yeride bilmiyorum. F koğuşunda kalıyorum 
Komutan : Anlaşıldı. Mustafa Sen koğuşuna geri dön . Doktora söyle eline baktırt. Mirza sende 1 Hafta hücre hapsine gidiyorsun. Dava kapanmıştır bir daha siz ikiniz kavga ederseniz öldünüz anlaşıldı mı ! 
Mustafa : Emredersiniz Komutanım.
Mirza : Emredersiniz ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder